Ghost

My Button Collection

bakbuasansorturk:

Taksim Gezi Parkı öncesi ve sonrası.

Bu yapılanlar unutulmayacak.

Yalanlarınız unutulmayacak.

Çocuk katilleri! 

uzunkiprik:

insidethefall:

15 haziran 2013 gezi parkı müdahelesi

Tayyip…. neyse anladınız siz

reklamalemi:

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu:
Alerjik reaksiyon olduğu açık, daha öncekilerden farklı olarak suyun temas ettiği yüzeylerde alerjik reaksiyon oluşuyor. Dün akşam onlarca kişi tespit ettiğimiz suya maruz kaldıklarında en az 2 saat süren bir alerjik reaksiyona maruz kaldılar yanık hissi veren ve elbiseleri çıkarmadıkları sürece süren bir etkisi var. İki saat sonra sonlanıyor.
“BU KADAR YOĞUN BİBER GAZININ ETKİLERİ DÜNYADA DENENMEMİŞTİR”
Bunu şu anda bizim tespit etmemiz mümkün değil. Bunu yetkililerin açıklaması gerekiyor. İçinde ne kullanıldığı, yasal mıdır, uluslararası normlara uygun mudur.
Sıkılan gazın türü ile ilgili de bir bilgimiz yok çok ciddi riskler taşıyor artık onbinlerce gaz fişeği kullanıldı ve buna maruz kalanlarda nasıl etki yaptığı tıbben denenmemiştir. Bu miktarda, bu kadar bol, bu kadar sınırsızca biber gaz reva mıdır. Bu kadar yoğun kullanılması ve 20 gün boyunca buna aralıksız maruz kalınması insanlar üzerinde nasıl etki yapar bilmiyoruz. Bu konuda endişeliyiz hekimler olarak.
http://www.hurriyet.com.tr/saglik/23518148.asp

reklamalemi:

İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Ali Çerkezoğlu:

Alerjik reaksiyon olduğu açık, daha öncekilerden farklı olarak suyun temas ettiği yüzeylerde alerjik reaksiyon oluşuyor. Dün akşam onlarca kişi tespit ettiğimiz suya maruz kaldıklarında en az 2 saat süren bir alerjik reaksiyona maruz kaldılar yanık hissi veren ve elbiseleri çıkarmadıkları sürece süren bir etkisi var. İki saat sonra sonlanıyor.

“BU KADAR YOĞUN BİBER GAZININ ETKİLERİ DÜNYADA DENENMEMİŞTİR”

Bunu şu anda bizim tespit etmemiz mümkün değil. Bunu yetkililerin açıklaması gerekiyor. İçinde ne kullanıldığı, yasal mıdır, uluslararası normlara uygun mudur.

Sıkılan gazın türü ile ilgili de bir bilgimiz yok çok ciddi riskler taşıyor artık onbinlerce gaz fişeği kullanıldı ve buna maruz kalanlarda nasıl etki yaptığı tıbben denenmemiştir. Bu miktarda, bu kadar bol, bu kadar sınırsızca biber gaz reva mıdır. Bu kadar yoğun kullanılması ve 20 gün boyunca buna aralıksız maruz kalınması insanlar üzerinde nasıl etki yapar bilmiyoruz. Bu konuda endişeliyiz hekimler olarak.

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/23518148.asp

"bir gün evi düzenlerken fark ettim. bir de baktım ki, benden çok yaman’ın eşyaları var…küçük küçük poşetlerle sızmıştı. aşk bir sızma halidir… yaman o kadar temiz bir adamdı ki ona kızamazdınız. bir o kadar da yiğitti. ben derdim ki; bu adam ne zaman yorulacak! meğer acelesi varmış…herşeyi o kadar yoğun, hızlı ve coşkulu yaşıyor ve yaşatıyordu ki büyüleyici bir şeydi bu. ben köşeleri çok olan bir insandım. yaman beni eğitti… aşk kendinden vazgeçme halidir, kendi benliğini ezmeden ‘biz’ olabilme halidir…insan egosu denetlenmesi en güç şeydir. bunu ancak aşk becerebilir, sadece aşk ile üstünden atlayabilirsiniz…biz birbirimize karşı çok saygılıydık… eee bazen de sıkılırdık, hele üç beş aydır bir aradaysak birbirimizin gözüne bakardık, önce kim gidecek diye, böyle nefes molaları da verirdik…döndüğümüzde yepyeni bir enerji ve hasret bekliyor olurdu bizi… aşk bazen de bir kıyamama halidir… şunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim, o benden daha iyi bir insandı…o kadar bebek, o kadar adam, o kadar temiz, onun kadar beklentisiz, onun kadar temiz yaşamayı öğrenmeye çalıştım. buradan bir öğretmen öğrenci ilişkisi anlaşılmasın…o, o kadar ahlaklı ve temizdi ki, yaşam biçimi ve duruşu karşısında başka türlü olamazdınız. onun yanında kirli kalamazdınız. böyle bir şölen gibi, bir lunapark gibi sevdalık yaşayınca bu görkemi taşımayan her şey bir çadır tiyatrosu gibi geliyor insana…bu ateşle yanma hali o kadar derinden, için için yanıyor ki, dönüp bir başka ölümlüyü yakmaya içi elvermiyor insanın…yaman’la her günümüz sevgililer günüydü…eşine bu kadar çok çiçek getiren bir adamı daha analar doğurmamıştır…biz birçok defa sabah uyanıp birlikte gün doğumunu seyreder, ne bileyim çingene vapuruna binip sabah erken boğaz’ı turlardık.bugün eksik olan ne? bu topraklarda eksik aşk ve mutluluk kutsanmaz, ayrılık ve acı kutsanmıştır…birlikteliklerdeki tutku kutsanmaz da, ayrılıklardaki tutku kutsanır hep…yaralarıyla mutlu olmaya daha yatkın bir kültüre sahibiz biz…"
                                                                              Meral Okay ..

"bir gün evi düzenlerken fark ettim. bir de baktım ki, benden çok yaman’ın eşyaları var…küçük küçük poşetlerle sızmıştı. aşk bir sızma halidir… yaman o kadar temiz bir adamdı ki ona kızamazdınız. bir o kadar da yiğitti. ben derdim ki; bu adam ne zaman yorulacak! meğer acelesi varmış…herşeyi o kadar yoğun, hızlı ve coşkulu yaşıyor ve yaşatıyordu ki büyüleyici bir şeydi bu. ben köşeleri çok olan bir insandım. yaman beni eğitti… aşk kendinden vazgeçme halidir, kendi benliğini ezmeden ‘biz’ olabilme halidir…insan egosu denetlenmesi en güç şeydir. bunu ancak aşk becerebilir, sadece aşk ile üstünden atlayabilirsiniz…biz birbirimize karşı çok saygılıydık… eee bazen de sıkılırdık, hele üç beş aydır bir aradaysak birbirimizin gözüne bakardık, önce kim gidecek diye, böyle nefes molaları da verirdik…döndüğümüzde yepyeni bir enerji ve hasret bekliyor olurdu bizi… aşk bazen de bir kıyamama halidir… şunu çok açık yüreklilikle söyleyebilirim, o benden daha iyi bir insandı…o kadar bebek, o kadar adam, o kadar temiz, onun kadar beklentisiz, onun kadar temiz yaşamayı öğrenmeye çalıştım. buradan bir öğretmen öğrenci ilişkisi anlaşılmasın…o, o kadar ahlaklı ve temizdi ki, yaşam biçimi ve duruşu karşısında başka türlü olamazdınız. onun yanında kirli kalamazdınız. böyle bir şölen gibi, bir lunapark gibi sevdalık yaşayınca bu görkemi taşımayan her şey bir çadır tiyatrosu gibi geliyor insana…bu ateşle yanma hali o kadar derinden, için için yanıyor ki, dönüp bir başka ölümlüyü yakmaya içi elvermiyor insanın…yaman’la her günümüz sevgililer günüydü…eşine bu kadar çok çiçek getiren bir adamı daha analar doğurmamıştır…biz birçok defa sabah uyanıp birlikte gün doğumunu seyreder, ne bileyim çingene vapuruna binip sabah erken boğaz’ı turlardık.bugün eksik olan ne? bu topraklarda eksik aşk ve mutluluk kutsanmaz, ayrılık ve acı kutsanmıştır…birlikteliklerdeki tutku kutsanmaz da, ayrılıklardaki tutku kutsanır hep…yaralarıyla mutlu olmaya daha yatkın bir kültüre sahibiz biz…"

                                                                              Meral Okay ..

    El yazısı başlangıçta özellikle sevdiğim dostlarımın verdiği emeği bildiğim için herkesin gitmesini istediğim bir filmdi ..Filmi izledikten sonra beni içine alan sıcaklığı ve samimiyetiyle bambaşka bir şeye dönüştü .
     Karakterlerin gerçekliği ,naifliği şu umudu kaybetmeye başladığım günlerde içimi ışıklandırdı , ısıttı . El yazısı insana ,aşka , insanca özlemlerimize ,kalbimizin unuttuğumuz köşelerine dokunuyor ..
      Filmin çekildiği yer Göynük de bu duyguya fon olarak biçilmiş kaftan . Müthiş doğasıyla filmin yan karakterlerinden biri gibi duyguyu destekliyor . Samimiyetle güldüğüm , hüzünlendiğim hatta gözyaşlarımı tutamadığım bu sıcacık filme gözlerindeki ışığı yansıttıkları için Ali Vatansever , Oya Özden , Selin Vatansever ve tüm emeği geçenlere teşekkürler .. İyi ki varsınız ..
     SON BİR NOT : Hayatımın bir kısmı veremediğim mektuplardan ibaretmiş .. farkına vardım ..

    El yazısı başlangıçta özellikle sevdiğim dostlarımın verdiği emeği bildiğim için herkesin gitmesini istediğim bir filmdi ..Filmi izledikten sonra beni içine alan sıcaklığı ve samimiyetiyle bambaşka bir şeye dönüştü .

     Karakterlerin gerçekliği ,naifliği şu umudu kaybetmeye başladığım günlerde içimi ışıklandırdı , ısıttı . El yazısı insana ,aşka , insanca özlemlerimize ,kalbimizin unuttuğumuz köşelerine dokunuyor ..

      Filmin çekildiği yer Göynük de bu duyguya fon olarak biçilmiş kaftan . Müthiş doğasıyla filmin yan karakterlerinden biri gibi duyguyu destekliyor . Samimiyetle güldüğüm , hüzünlendiğim hatta gözyaşlarımı tutamadığım bu sıcacık filme gözlerindeki ışığı yansıttıkları için Ali Vatansever , Oya Özden , Selin Vatansever ve tüm emeği geçenlere teşekkürler .. İyi ki varsınız ..

     SON BİR NOT : Hayatımın bir kısmı veremediğim mektuplardan ibaretmiş .. farkına vardım ..


Yoruldum, patron. Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum. Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri.. İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım. Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım. Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor. Anlıyor musun?
Yeşil Yol

Yoruldum, patron.
Yollarda yağmurdaki bir serçe kadar yalnız olmaktan yoruldum.
Yanımda hiç arkadaş olmamasından bıktım. Nereye gideceğimizi, nereden geldiğimizi söyleyecek biri..
İnsanların birbirine kötü davranmasından bıktım.
Her gün dünyada hissettiğim ve duyduğum acılardan bıktım.
Çok fazla var, sanki her an için kafama cam parçaları batıyor.
Anlıyor musun?

Yeşil Yol

I just didn’t want to be fixed. Whatever my real problems might be, I didn’t want them cured. None of the little secrets inside me wanted to be found and explained away.

Chuck Palahniuk

(Source: rarararambles)

Vermillion Lies - I Should Fly

From up in the sky I can’t see your lies
I can’t see right through your lies
From up in the sky you are kind you are wise
But from here I’d rather be blind

From up in the sky they’re just people
But from here they’re liars, cheaters and thieves

From up in the sky they’re just people
But from here they’re liars, cheaters and thieves

I’ve been thinking for a while
that I should fly …

(Source: youtube.com)


mesela ben her şeye yanlış yerden başlarım mesela..

mesela ben her şeye yanlış yerden başlarım mesela..

(Source: fuckyouverymuch)

Button Theme